ANASAYFA / VAKIF BAŞKANI İLE MÜLAKAT

VAKIF BAŞKANI İLE MÜLAKAT

BAFRA’NIN DEĞERLERLİ ESNAFLARINDAN ve AYNI ZAMANDA SAMSUN  ARAŞTIRMA KÜLTÜR ve EĞİTİM VAKFI YÖNETİM KURULU BAŞKANI SAYIN ADEM ÇAĞLAYAN İLE BİR MÜLAKAT GERÇEKLEŞTİRDİK:

S- Adem bey öncelikle Samsun Araştırma Kültür ve Eğitim Vakfı ne zaman ve ne amaçla kuruldu? Bahseder misiniz?

C- Tabii ki, Vakfımız 2010 yılında onbeş kişilik eğitim sevdalısı bir kadronun fedakâr çalışmaları ile kuruldu. Vakfımızın kuruluş amacını; geleceğin teminatı olan insanımızın ve özellikle gençlerimizin vatansever, kültürlü, inançlı, ilmi seviyesi yüksek, çağın bilim ve teknolojik bilgilerine sahip birer şahsiyet olmalarını sağlamak şeklinde özetleyebiliriz. Özellikle bütün öğretim kademelerindeki öğrencilere hizmet vermek, öğretim ve eğitim imkânı olmayanlara yardımda bulunmak, imkânlar sağlamak, her kademede eğitim-öğretim gören öğrencilerimize maddi-manevi destek olmak, burslar vermek, barınma imkânı sunmak, imanlı, ahlaklı, faziletli, milli ve manevi değerlerine sahip bireyler olarak yetişmeleri için manevi rehberlik hizmeti sunmak Vakfımızın başlıca hedefleri arasındadır.

S- Peki bu amaçları gerçekleştirmek için ne gibi hizmetler yapıyorsunuz? Biraz daha açabilir misiniz?

C- Öncelikle bu hizmetlerin Vakfımızda gönüllü olarak görev alan fedakâr müdebbirlerimizin sorumluluğunda büyük bir özveri ile yürütüldüğünü söylemek isterim. Bizim müdebbir olarak adlandırdığımız bu eğitmen kardeşlerimizin tamamı üniversite mezunu, ayrıca dini ilimlerde kendilerini yetiştirmiş, eğitim bilimleri ve formasyonuna hâkim bir kadro olup öğrencilerimizle birlikte öğrenci barınma evlerimizde kalmaktadırlar. Sıcak bir yuva ortamında, öğrencilerimizle birebir alakadar olarak maddi-manevi rehberlik hizmeti sunmaktadırlar. Ayrıca bulundukları mahallede arzu eden öğrencilerle belli bir program dâhilinde dışardan gelip-gitmek suretiyle yine bir rehberlik-eğitim koçluğu olarak tanımlayabileceğimiz hizmetleri sunmaktayız. Tüm bu takip edilen öğrencilerle eğitim dönemleri sonunda Kur’an kursları ve okuma programı faaliyetleri tertip edip bazen il içi, bazen il dışı nezih mekânlarda bu programları icra etmekteyiz. Sadece öğrencilerle değil istekli olan öğrenci velileri, esnaf-memur-işçi gibi tüm halkımızla haftanın belirli günlerinde Kur’an tefsiri, siyer dersleri okumak ve temel dini bilgileri paylaşmak şeklinde samimi ortamlarda eğitim hizmeti vermekteyiz. Bahsettiğimiz bu faaliyetler Samsun Merkez ve tüm ilçelerimizde aşkla şevkle yıl boyu devam etmektedir.

S- Çok güzel faaliyetler bunlar Adem Bey. Peki, okuyucularımız bu faaliyetlere katılmak isterlerse nasıl bir yol izlemeliler?

C- Vakfımızın Bafra ile birlikte tüm ilçelerimizde ve İl merkezimizde bu hizmet faaliyetlerini yürüttüğü birimlerimiz bulunmaktadır. Katılmak isteyen kardeşlerimizin ikamet ettikleri bölgeye-mahalleye göre bizim yönlendirmemiz ile en yakın birime ulaşıp katılabilirler. Örneğin Bafra İlçemizde gönüllü vazifedar İsmail kardeşimizi 0 50 nolu telefonla irtibat sağlayarak bu hizmetlere dahil olabilirler.

S- Efendim tabii ki bir çok okuyucumuzun aklına şöyle bir soru gelecektir: Bu kadar kapsamlı faaliyetlerden insanımız ücretsiz mi faydalanıyor? Eğer öyle ise bu faaliyetlerin masrafları nasıl karşılanıyor?

C- Öncelikle şu konuya açıklık getirmek gerekiyor. Bu tür eğitim-öğretim faaliyetlerinin sanıldığı kadar büyük bir maddi külfeti bulunmuyor. Eğitim-öğretim-okuma-insan yetiştirme başlı başına gönül işidir. Kişinin fedakârlık edeceği en büyük varlığı zamanıdır. Kişi bu hizmetlere zaman ayırabiliyorsa mesele hallolmuştur aslında. Öncelikle bu hizmetlerin yürütüldüğü mekânlar yardımsever esnafımız ve halkımızın elbirliği ile inşaa ettiği veya Vakfımıza mülkiyetini bağışladığı mekânlardır. Yine buraların diğer masrafları da özellikle Vakıf kurucularımızın gayretleri ile karşılanmaktadır. Faaliyetlerin yürütülmesinde görev alan eğitici kardeşlerimizin bu hizmetleri gönüllü olarak yapıyor olmaları zaten işin ana temelidir. Dolayısıyla bu hizmetlerden faydalanmak isteyen insanımıza hiçbir maddi külfet yüklenmemektedir.

S- Bahsettiğiniz bu programlarda veya rehberlik faaliyetlerinde özellikle takip ettiğiniz eserler-yayınlar veya bir müfredat programı var mı?

C- Elbette var. İşinde uzman diyebileceğimiz müdebbir kardeşlerimiz her yaşa, eğitim her kademesindeki öğrencilere, bunun dışında öğrenci velileri ve diğer halkımızın her tabakasının anlayışına uygun olarak ayrı ayrı müfredat programları hazırlıyorlar. Bazen resimli hikayeler, menkıbeler, bazen nasihatler, ibret verici hikayeler, bazen direk Kur’an ayetlerinin ilgili olanlarının tefsirini kullandıkları bu programlara uygun materyalleri bulunuyor. Tüm bu çabalarında islami birçok eserle birlikte özellikle Risale-i Nur Külliyatından istifade ediliyor.

S- Risale-i Nur Külliyatı son günlerde çokça duyduğumuz bir eser. Okuyucularımızı bu eser hakkında bilgilendirebilir misiniz? Bu eserlerden istifade edenler ne gibi kazanımlar elde ediyorlar?

C- Risale-i Nur; doğrudan doğruya, Kur’anın imanî olan hakikatlarını kuvvetli delillerle beyan ederek isbat ve izah etmektedir. Kur’anın sönmez ve söndürülmez manevî bir güneş olduğunu, bütün dünyaya ilan edip göstermektedir. Risale-i Nur, Resul-i Ekrem Efendimizin (A.S.M) nuranî meşrebini ve Sahabe efendilerimizin yüksek ahlaklarını beyan eden bir nur ve feyiz hazinesidir. Tamamen ilim ve tefekkür üzerine gitmektedir. Fen ve felsefeden gelen, islamiyete muhalif tüm fikirleri yine fen ve felsefe yoluyla ilmi-mantıki bir metod ile tamamını delillendirerek safdışı bırakmaktadır. Bu şekilde tüm kainattan ve bütün fen ilimlerinden örnekler-ibretler çıkararak bütün imani ve islami hakikatleri izah etmektedir. Bu eserleri okuyup istifade edenlerin bahsettiğimiz imani-Kur’ani-islami hakikat ve mevzulara dair olan kanaatleri, artık yıkılmaz ve sökülüp atılamaz bir hale gelmektedir. Bu tür bir iman elbette zamanla kişinin amelinde, ahlakında, yaşayışında olumlu yönde etkisini göstermektedir. Özellikle gençlerimiz bu eserleri devamlı okuyup müzakere yoluyla tam istifade ettiklerinde pırıl-pırıl, vatanına milletine devletine sadık, ahlaklı, faziletli, dürüst, çalışkan bireyler halinde yetişmektedir. Bunun şimdi milyonlarca örneği gözler önündendir elhamdülillah.

S- Son günlerde darbe teşebbüsü ile milletimizin gerçek yüzünü gördüğü malum örgütün de bu eserleri kullandığı konusuna açıklık getirebilir misiniz?

C- Esasen bu konuyu ciddi bir konu olarak ilk kez Sayın Cumhurbaşkanımız dile getirmiştir. Bu örgütün tüm İslami argümanlar ile birlikte Risale-i Nurları da istismar edip kendi menfaatleri doğrultusunda kullandıkları, hatta tahrif etmek için sadeleştirme adı altında eserlerde işlerine gediği gibi kendileri yorumlamaya kalktıkları gibi birçok konuyu bazı mitinglerinde ve televizyon mülakatlarında açıkça izah etmiştir. Bize göre de meselenin aslı böyledir. Bunun en yetkili ağızdan tekrar edilmesi yeterince tatmin edicidir. Risale-i Nurlardan ciddi olarak istifade eden ve halkımızın istifadesi için çalışan birçok ağabeyimiz bu tahrifata engel olmakta muvaffak olamayınca, 2011 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde konuyu kendilerine iletme fırsatı bulmuşlardır. Konunun aslı anlaşılmış ve Diyanet İşleri Başkanlığımız duruma el koyarak, eserlerin metinleri devletimizin koruması altına alınmıştır. Zaten bahsi geçen örgütle devletimiz ve milletimiz elele mücadele etmektedir ve inşallah bu tehlike de bu şekilde bertaraf edilecektir.

S- Bize vakit ayırdığınız ve değerli açıklamalarınız için teşekkür ederim.

C- Ben de bize bu fırsatı tanıdığınız için tüm arkadaşlarım adına sizlere çok teşekkür ederim.