ANASAYFA / Haber / RİSALE-İ NUR EĞİTİM PROGRAMI TBMM DİLEKÇE KOMİSYONUNDA

RİSALE-İ NUR EĞİTİM PROGRAMI TBMM DİLEKÇE KOMİSYONUNDA

TBMM Meclis Komisyonuna verilen dilekçemizin çok sayıda insan tarafından imzalanması yardımcı olacaktır

Risale Haber-Haber Merkezi

Yazar Ediz Sözüer, uzun süredir üzerinde çalıştığı “Risale-i Nur Eğitim Programı”nı TBMM Dilekçe Komisyonu’na sundu. Teklif haline getirdiği çalışmasını okullarda ders olarak okutulması gerektiğini belirten Sözüer, toplumsal faydaya dikkat çekiyor.

Konu ile ilgili Risale Haber’e konuşan Sözüer, “Talebimiz, görsel destekli ve akademik temelli, yenilikçi bir din eğitimi mahiyetindeki çalışmamızın toplumsal faydası yüksek bir eğitim/bilim/kültür projesi niteliğinde görülerek desteklenmesi, sahip çıkılması ve yaygınlaştırılmasının temin edilmesi maksadıyla gerekli girişimlerin başlatılmasıdır. Bunun sağlanmasını kolaylaştırmak ve hızlandırmak için TBMM Meclis Komisyonuna verilen dilekçemizin çok sayıda insan tarafından imzalanması yardımcı olacaktır. Herkesten ve özellikle Risale-i Nur’a gönül vermiş kardeşlerimizden bu önemli konuda duyarlı olmalarını ve davalarına sahip çıkmalarını talep ediyoruz. Bir dilekçe sahibine iletilen bilgiye göre dilekçenin Meclis komisyonunda görüşülmesi için ilk etapta en azından 500 imza gerekiyormuş” dedi.

Dilekçeye imza ile destek olmak için https://edilekce.tbmm.gov.tr/VatandasKayit.aspx adresinden kayıt yapılması gerektiğini, sonrasında “İmzalayabileceğim Dilekçeler” bölümünden “Arama” bölümüne (Dilekçe geçici no: 80065, E-Dilekçe No: 14421) “Risale-i Nur” yazarak dilekçenin bulunduğunu ve “İmzala” kısmına tıklayarak destek olunduğunu belirten Sözüer, sözlerini şöyle sürdürdü:

Böyle bir dilekçeyi TBMM Komisyonu’na vermenize sebep olan olayı öğrenebilir miyiz?

Ders kitabı, görsel destekli eğitim programı ve görsel/etkileşimli kitapların yer aldığı, görsel destekli ve akademik temelli, yenilikçi bir din eğitimi mahiyetindeki Risale-i Nur Eğitim Programı çalışmamızı muhtelif makamlara takdim ettikten sonra konusu itibariyle Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne gönderilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine, söz konusu birime yaptığımız başvurumuz sonucunda, projenin nitelik ve mahiyetine hiç uygun olmayan şu cevabı aldık:

“Okullarımızda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, seçmeli Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler dersleri mevcut olup kitapları da öğrencilerimize ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ediyoruz.”

Halbuki bu derslerde verilen içeriğin sunduğumuz içerikle hiçbir benzerliğinin olmadığı açıktır. Okullarımızda sadece “din kültürü” dersi verildiğini, “din eğitimi” ve özellikle “iman hakikatlerinin aklî, mantıkî olarak ders verilmesi”nin söz konusu olmadığını biliyoruz.

Örneğin, bir orta öğretim din dersi kitabında 5-6 sayfada Allah’a iman gibi en önemli bir meselenin olabilecek en yüzeysel ve basit bir biçimde anlatıldığını görüyoruz. Biz ise müfredatta neredeyse hiç yer ayrılmayan ama en gerekli ve önemli bir alanda nitelikli ve alanında dünyada bir ilk olan çalışmalar sunuyoruz. Örneğin, Allah’a iman hakikatinin mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatı, 150 küsur sayfada yapılıyor.

Projemiz üzerinde bir inceleme yapılmadan ve kamu faydası ve niteliği ortaya koyulmadan “çalışmanıza ihtiyaç yoktur” manasına ifade eden bu cevabın, sunulan çalışmanın hakkı olan ilgiyi karşılamadığını düşündüğümüzden; eğitim projemizin, eğitim kitabı ve görsel materyalleri ile birlikte yetkili makamlarınca tetkik ve inceleme altına alınmasını TBMM Dilekçe Komisyonu’ndan talep ettik.

Sizce neden böyle bir eğitim programına ihtiyaç var ve toplumumuza nasıl bir katkı sunacağını düşünüyorsunuz?

İslam’ı çağın anlayışına en uygun ve aklî şekilde takdim eden Risale-i Nur’u insanlarımıza tanıştırmak maksadıyla hazırlanan eğitim programımızın içeriğinin; bilim sevgisinin ve entelektüel düşünen, araştırmacı insanın artırılmasına ve ayrıca ahlakî, manevî ve dinî değerlerin akademik olarak ele alınıp anlatılmasına yönelik toplumsal ihtiyacı karşılama ve insanlık olarak muhtaç olduğumuz zihinsel dönüşüme ciddî katkılar sağlama kabiliyetinde olduğuna inanıyoruz.

Risale-i Nur müellifi Bediüzzaman Said Nursi, toplumun ferd ferd eğitilmesi ve aydınlatılmasına önem ve öncelik veriyordu. Toplumun her kademede doğru, düzgün olması için itikadı düzgün insanlara ihtiyacı vardır. Kökü çürümüş bir ağacın yaprak ve dallarını ilaçlamak veya süslemeye çalışmak neticesiz kalır. Toplumda yaygın hale gelmiş olan ahlakî değerlerdeki bozukluğun kaynağı olan iman zayıflığının reçetesi ise ancak sağlam inançlı insanlar yetiştirmek ve insanların imanlarını takviye ederek toplumun kalıcı ve sağlıklı bir şekilde düzelmesine zemin hazırlamaktır. Bir toplumu şekillendirmek ve değiştirmenin yolu insan inşasından geçmektedir. İşte size takdim ettiğimiz eğitim programımızın da bütün gayreti, bu yoldadır.

Eğitim programı sadece metinden oluşan bir kitaptan ibaret değil, görsel materyaller de mevcut. Bununla ilgili biraz bilgi verebilir misiniz?

Kitap çalışmamızın üzerine bina edilen eğitim programımız, konu anlatımlı şemalarla, etkileyici resimlerle ve metin vurgularından oluşan 2000’e yakın görsel ile ders videolarından ve konu ile ilgili çarpıcı videolardan oluşan 170 video kullanılarak, izahlı ve görsel destekli olarak inşa edilmiştir. Kullanılan görsel materyallerin görsel/interaktif kitaplara dönüştürülmesiyle çok boyutlu bir hizmet ve eğitim projesi olarak kullanıma sunulmuştur.

Çok boyutlu eğitim projemiz şu şekillerde değerlendirilebilir: Temel/kaynak kitabımız ortaöğretim ve üniversite seviyesindeki okullarda ders kitabı olarak okutulabilir ve akıllı tahtalarda eğitim programı bir seminer programı olarak işlenebilir. Bunun tercihe bağlı katılımla ve sınav sistemsiz uygulanmasını daha uygun olacağını düşünüyoruz. Tavsiye veya yardımcı bir kaynak olarak da düşünülebilir ve eğitim programı içeriği görsel/interaktif kitap formatında EBA projesi bünyesinin içine entegre edilebilir.

“Bir Yaratıcının Varlığı Düşüncesinin Bilimselliğe Uygunluğu ve Tabiat Kanunları” isimli Uluslararası Yaratılış Kongresi tebliğinizden ve eğitim programınızın bir parçası olan ve bilim felsefesiyle ilgili akademik seminerlerinizden anlaşılıyor ki, bu proje klasik din eğitimiyle sınırlı bir alandan çok daha fazlasını ilgilendiriyor.

Evet. Çok önemli bir noktaya değindiniz. Bu proje eğitim müfredatına eklenmesi talep edilen klasik bir din dersi müfredatı değildir. İngilizce kitapları ile birlikte uluslararası bir kültür/bilim/eğitim odaklı bir toplumsal dönüşüm projesi niteliğindedir. Hedefimiz, Bediüzzaman Said Nursi’nin asrın başında yenilikçi bir eğitim projesi olarak takdim ettiği “aklî ve dinî ilimlerin bir arada okutulmasıyla beraber, birbirleriyle barıştırılması ve kaynaştırılması”nın özel ismi olan “Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı”nın bilim felsefesini oluşturmaya ve yaratıcının varlığına dair diğer bilimsel yaklaşımlara alternatif olacak bilimsel model, yorum ve kabul görecek ilmî yaklaşımlar üretmeye katkıda bulunarak, yaratıcının varlığını kabul eden ve çıkarımlarını bu yönde yapan bir bilim/eğitim yaklaşımının bilim dünyasına ve insanlığa nasıl takdim edileceği hakkında ciddî çözümlemeler ve fikrî altyapı niteliğinde incelemeler ortaya koymaktır.

Bu eğitim programının, bambaşka bir eğitim ve bilim yaklaşımının ve insanlığa yeni bir ümit verecek taptaze bir Kur’ân medeniyetinin bir ön habercisi ve ilancısı olduğuna detaylı olarak incelendiğinde şahit olunacağına inanıyoruz. Ayrıca bu eğitim faaliyetlerinin en gerekli ve ihmal edilmiş bir alan bulunduğuna ve istikbale yönelik olarak aziz milletimize edilecek en önemli eğitim hizmeti olduğuna da tüm akıl ve kalbimizle itikad ediyoruz.

Ders kitaplarının tek tek müspet bir şekle dönüştürülmesi ve Risale-i Nur’un aynı şekliyle ders kitabı olarak okutulması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu konuda iki temel durum tespitimiz var. O kadar önemli iki tespit ki, Risale-i Nur’un ve bu milletin istikbalini belirleyecek bir yol haritası ve bir “acil durum müdahale reçetesi” mahiyetinde. Birincisi, çok sayıda ders kitabının mana-yı harfi ekseninde dönüştürülmesinin gerekli fakat zor ve zaman alıcı olması ve ayrıca imanî hakikatlerin tüm detaylarıyla anlatılmasının ancak müstakil bir ders programıyla mümkün olacağı gerekçesiyle; istenen maksadı karşılayacak, kolay ve ulaşılabilir bir hedef olarak tercihen din dersine entegre edilecek bir Risale-i Nur Eğitim Programı’nın üzerinde durulması gerektiği. İkincisi, Risale-i Nur’un ders kitabı olarak okutulması manasının ancak haricî bir eğitim kitabı ile gerçekleştirilebileceği.

Bu konunun detayları için https://goo.gl/7SyuwB adresindeki Risale Haber’de yayınlanan inceleme yazılarından oluşan “Eğitim Programı fikrî alt yapısı” bölümüne müracaat etmelisiniz. Aynı adreste Risale-i Nur Eğitim Programı resmi sunum dosyasına da ulaşabilirsiniz.

Kaynak: Risalehaber.com

Check Also

İhsan Kasım Salihi’den Hatıralar

    İhsan Kasım Salihi   15-20 sene önce  Irak’ta beraber olduğu hem Risale-i Nur talebesi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir