ANASAYFA / Haber / OTUZÜÇ EHADÎS-İ ŞERİFE (Gayr-ı Münteşir)

OTUZÜÇ EHADÎS-İ ŞERİFE (Gayr-ı Münteşir)

Ehadis-i Şerife
Otuzüç Ehadis-i Şerife

Gayr-i Münteşirler
OTUZÜÇ EHADÎS-İ ŞERİFE (Gayr-ı Münteşir)
Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri üçüncü defa girdiği Afyon Medrese-i Yusufiyesinde şu gelen 33 ehadîs-i şerifeyi kendi evrad defterinde yazmış, bilâhere bazı Nur talebeleri de kendi defterlerinde kayde tmişler. Bunların bazılarını Üstadımız kendi kalemiyle tashih edip bazı Arabî ve Türkçe haşiyeler ilâve etmiştir.
Risale-i Nur’un talebe-i ulûm şerefini kazandıran ve ilim içinde hakikata bir yol açan mesleğini bu hadîs-i şerifler beyan etmektedirler. Bu hakikatı ifade için merhum muallâ Üstadımız Emirdağ-1 sh: 90’da:
“Ehl-i velayetin amel ve ibadet ve sülûk ve riyazet ile gördüğü hakikatlarve perdeler arkasında müşahede ettikleri hakaik-ı imaniye, aynen onlar gibi Risale-i Nur ibadet yerinde ilim içinde hakikatabir yol açmış, sülûk ve evrad yerinde mantıkî bürhanlarla ilmî hüccetler içinde hakikat-ül hakaika yol açmış ve İlm-i Tasavvuf ve Tarîkat yerinde doğrudan doğruya İlm-i Kelâm içinde ve İlm-i Akide ve Usûl-üd Din içinde bir velayet-i kübra yolunu açmış ki; bu asrın hakikat ve tarîkat cereyanlarına galebe çalan felsefî dalaletlere galebe ediyor” diye beyan buyurmuşlardır.
Mustafa Sungur
1- ﺗَﻌَﻠّﻤُﻮﺍ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢَ ﻓَﺎِﻥّ ﺗَﻌْﻠِﻴﻤَﻪُ ﻟِﻠّﻪِ ﺧَﺸْﻴَﺔٌ ﻭَ ﻃَﻠَﺒُﻪُ ﻋِﺒَﺎﺩَﺓٌ ﻭَ ﻣُﺬَﺍﻛَﺮَﺗُﻪُ
ﺗَﺴْﺒِﻴﺢٌ ﻭَ ﺍﻟْﺒَﺤْﺚُ ﻋَﻨْﻪُ ﺟِﻬَﺎﺩٌ
Meali: İlmi öğreniniz! Çünki, onun öğrenilmesi Allah’a karşı haşyettir, talebi ibadettir, müzakeresi tesbihtir, ondan bahis ise cihaddır.
2- ﺳَﺎﻋَﺔُ ﻋَﺎﻟِﻢٍ ﻳَﺘَّﻜِﺊُ ﻋَﻠَﻰ ﻓِﺮَﺍﺷِﻪِ ﻳَﻨْﻈُﺮُ ﻓِﻰ ﻋِﻠْﻤِﻪِ ﺧَﻴْﺮٌ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩَﺓِ
ﺳَﺒْﻌِﻴﻦَ ﺳَﺎﻋَﺔً
Meali: Bir âlimin, yatağına yaslanarak ilmine (kitabına) bir saat bakması, yetmiş saat ibadetten hayırlıdır.
3- ﻃَﺎﻟِﺐُ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﻃَﺎﻟِﺐُ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﺎﻥِ، ﻃَﺎﻟِﺐُ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﺭُﻛْﻦُ ﺍْﻻِﺳْﻼَﻡِ ﻭَ ﻳُﻌْﻄَﻰ
ﺍَﺟْﺮُﻩُ ﻣَﻊَ ﺍﻟﻨَّﺒِﻴِّﻴﻦَ
Meali: İlmin talibi (talebesi), Rahman’ın talibidir. İlmin talebcisi, İslâmın rüknüdür. Onun ecr u mükâfatı, Peygamberlerle beraber verilir.
4- ﻃَﻠَﺐُ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﺍَﻓْﻀَﻞُ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺼَّﻼَﺓِ ﻭ ﺍﻟﺼِّﻴَﺎﻡِ ﻭَ ﺍﻟْﺤَﺞِّ ﻭﺍﻟْﺠِﻬَﺎﺩِ
ﻓِﻰ ﺳَﺒِﻴﻞِ ﺍﻟﻠَّّﻪِ
Meali: İlim taleb etmek, Allah’ın katında (nafile) namaz, oruç ve haccdan ve fî-sebilillah olan cihaddan efdaldir.
5- ﻋَﺎﻟِﻢٌ ﻳُﻨْﺘَﻔَﻊُ ﺑِﻌِﻠْﻤِﻪِ ﺧَﻴْﺮٌ ﻣِﻦْ ﺍَﻟْﻒِ ﻋَﺎﺑِﺪٍ
Meali: İlminden menfaatgörülen bir âlim, bin âbidden hayırlıdır.
6- ﻭَﻳْﻞٌ ﻟِﻤَﻦْ ﻃَﻠَﺐَ ﺍﻟﺪّﻧْﻴَﺎ ﺑِﺎﻟﺪّﻳﻦِ
Meali: Din ile dünyayı taleb edenlere veyl olsun.
7- ﻛَﻠِﻤَﺔُ ﺣِﻜْﻤَﺔٍ ﻳَﺴْﻤَﻌُﻬَﺎﺍﻟﺮَّﺟُﻞُ ﻗَﺪْ ﻳَﻜُﻮﻥُ ﺧَﻴْﺮًﺍﻟَﻪُ ﻣِﻦْ ﻋِﺒَﺎﺩَﺓِ ﺳَﻨَﺔٍ
ﻭَﺟُﻠُﻮﺱُ ﺳَﺎﻋَﺔً ﻋِﻨْﺪَ ﻣُﺬَﺍﻛَﺮَﺓِ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﺧَﻴْﺮٌ ﻣِﻦْ ﻋِﺘْﻖِ ﺭَﻗَﺒَﺔٍ
Meali: Bir adamın, bir hikmet kelimesini işitmesi, bazan olur ki, ona bir sene ibadetten hayırlı olur. Ve bir saat ilim müzakeresi yanında oturmak, bir köle âzad etmekten daha hayırlıdır.
8- ﻻََﻥْ ﻳَﻬْﺪِﻯ ﺍﻟﻠّﻪُ ﻋَﻠَﻰ ﻳَﺪَﻳْﻚَ ﺭَﺟُﻼً ﺧَﻴْﺮٌ ﻟَﻚَ ﻣِﻤّﺎ ﻃَﻠَﻌَﺖْ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺸّﻤْﺲُ
Meali: Cenab-ı Hakbir adamı senin elinle (vasıtanla) hidayete getirmesi, güneşin üzerine doğduğu her şeyden daha çok sana hayırlıdır.
9- ﻟَﻦْ ﻳَﺠْﻤَﻊَ ﺍﻟﻠّﻪُ ﻋَﻠَﻰ ﻫﺬِﻩِ ﺍْﻻُﻣّﺔِ (*) ﺳَﻴْﻒَ ﺍﻟﺪّﺟّﺎﻝِ ﻭَ ﺳَﻴْﻒَ
ﺍﻟْﻤَﻠْﺤَﻤَﺔ
Meali: Cenab-ı Allah şu ümmetin üstünde hem Deccal’ın kılıncını, hem de büyük harb kılıncını beraber cem’ etmeyecektir.
(­*) Melhame-i Kübra olan İkinci Harb-i Umumî âlem-i İslâmı hırpalamadığı işaretiyle; İslâmlar içinde bir Deccal âlem-i İslâmı başka bir tarzda hırpalayacak. -Said-ün Nursî-
10- ﻟَﻦْ ﺗَﺰَﺍﻝُ ﺍﻟْﺨِﻼَﻓَﺔَ ﻓِﻰ ﻭِﻟْﺪِ ﻋَﻤّﻰ ﺻِﻨْﻮِ ﺍَﺑِﻰ ﺍﻟْﻌَﺒّﺎﺱ ﺣَﺘّﻰ
ﻳُﺴَﻠِّﻤُﻮﻫَﺎ ﺍِﻟَﻰ ﺍﻟﺪّﺟّﺎﻝِ
Meali: Hilafet, babamın kardeşi amcam Abbas’ın oğullarından zâil olmayacak, tâ onu Deccal’a teslim edinceye kadar.
11- ﻟَﻮْ ﻭُﺯِﻥَ ﻣِﺪَﺍﺩُ ﺍﻟْﻌُﻠَﻤَﺎﺀِ ﻭَ ﺩَﻡُ ﺍﻟﺸُّﻬَﺪَﺍﺀِ ﻟَﺮُﺟِّﺢَ ﻣِﺪَﺍﺩُ ﺍﻟْﻌُﻠَﻤَﺎﺀِ ﻋَﻠَﻰ
ﺩَﻡِ ﺍﻟﺸُّﻬَﺪَﺍﺀِ
Meali: Ülemanın mürekkebiyle, şüheda kanı müvazene edilse; muhakkakki, Allah yanında ülemanın mürekkebi, şühedanın kanına racih gelecektir.
12- ﻟَﻴْﺲَ ﺍﻟﺸّﺪِﻳﺪُ ﺍﻟّﺬِﻯ ﻳَﻐْﻠِﺐُ ﺍﻟﻨّﺎﺱَ ﻭَﻟﻜِﻦّ ﺍﻟﺸّﺪِﻳﺪَ ﺍﻟّﺬِﻯ ﻳَﻐْﻠِﺐُ ﻧَﻔْﺴَﻪُ
ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟْﻐَﻀَﺐِ
Meali: Şedid, kuvvetli kahraman o değildir ki; insanları mağlub etsin. Belki kahraman odur ki, gazab ve hiddet ânında nefsini mağlub eder.
13- ﻣَﺎ ﺍَﻫْﺪَﻯ ﻣُﺴْﻠِﻢٌ ِﻪﻴِﺧَﻻِ ﻫَﺪِﻳَّﺔً ﺍَﻓْﻀَﻞَ ﻣِﻦْ ﻛَﻠِﻤَﺔِ ﺣِﻜْﻤَﺔٍ ﻳَﺰِﻳﺪُﻩُ ﻫُﺪًﻯ
ﻭَ ﻳَﺮُﺩُّﻩُ ﺑِﻬَﺎ ﻋَﻨْﻪُ ﺭِﺩًﻯ
Meali: Bir müslümanın bir müslüman kardeşine vereceği, onun hidayetini arttıran ve onunla ondan kötülüğü kaldıran bir hikmetli sözden daha efdal bir hediye yoktur.
14- ﻣَﺎ ﺑَﻴْﻦَ ﺧَﻠْﻖِ ﺁﺩَﻡَ ﺍِﻟَﻰ ﻗِﻴَﺎﻡِ ﺍﻟﺴّﺎﻋَﺔِ ﺍَﻣْﺮٌ ﺍَﻛْﺒَﺮَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺪّﺟّﺎﻝِ (*)
Meali: Halk-ı Âdem’den (AS) tâ kıyamete kadar âlem-i insaniyet arasında Deccal hâdisesinden daha büyük bir emr, bir mes’ele yoktur.
(­*) İslâmda bir rivayette üç Deccal gelecek, bir rivayette Deccal vazifesini gören 27 Deccal. -Said-ün Nursî-
15- ﻣَﻦْ ﺍَﺗَﺎﻩُ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕُ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻳَﻄْﻠُﺐُ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢَ ﻛَﺎﻥَ ﺑَﻴْﻨَﻪُ ﻭَ ﺑَﻴْﻦَ ﺍْﻻَﻧْﺒِﻴَﺎﺀِ ﺩَﺭَﺟَﺔٌ
Meali: Bir ilim talebesi, ilmi tahsil ederken eceli gelse vefatetse; onun derecesi ile, enbiya derecesi arasında, bir derece (peygamberlik mertebesi) kalır.
16- ﻣَﻦْ ﺗَﻌَﻠَّﻢَ ﺑَﺎﺑًﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ( ﺍﻯ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﺍْﻻِﻳﻤَﺎﻧِﻰِّ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺤْﻘِﻴﻘِﻰِّ )
ﻋَﻤِﻞَ ﺑِﻪِ ﺍَﻭْ ﻟَﻢْ ﻳَﻌْﻤَﻞْ ﺑِﻪِ ﻛَﺎﻥَ ﺍَﻓْﻀَﻞَ ﻣِﻦْ ﺻَﻼَﺓِ ﺍَﻟْﻒَ ﺭَﻛْﻌَﺔٍ . ﻓَﺎِﻥْ ﻫُﻮَ
ﻋَﻤِﻞَ ﺑِﻪِ ﺍَﻭْ ﻋَﻠَّﻤَﻪُ ﻛَﺎﻥَ ﻟَﻪُ ﺛَﻮَﺍﺑُﻪُ ﻭَ ﺛَﻮَﺍﺏُ ﻣَﻦْ ﻳَﻌْﻤَﻞُ ﺑِﻪِ ﺍِﻟَﻰ ﻳَﻮْﻡِ
ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻣَﺔِ
Meali: “Kim ki ilimden (yani ilm-i imanî ve tahkikîden) bir bâb, (bir mes’ele) taallüm ederse, onunla amel etsin etmesin, bin rek’at (nafile) namazdan efdaldir. Eğer (öğrenmekle beraber) amel de ederse, yahut onu başkasına öğretirse, o zaman tâ kıyamete kadar onun o (büyük) sevabı ve onunla amel edenin sevabı onun olacaktır.
17- ﻣَﻦْ ﻃَﻠَﺐَ ﺑَﺎﺑًﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﻟِﻴُﺤْﻴَﻰ ﺑِﻪِ ﺍْﻻِﺳْﻼَﻡَ ﻛَﺎﻥَ ﺑَﻴْﻨَﻪُ ﻭَ ﺑَﻴْﻦَ
ﺍْﻻَﻧْﺒِﻴَﺎﺀِ ﺩَﺭَﺟَﺔٌ
Meali: Kim ki İslâmı ihya etmek niyetiyle ilimden bir bâb tahsil ederse, onun derecesiyle Peygamberlerin derecesi arasında yalnız bir derece kalmış olur.
18- ﻻَ ﻳَﺠْﺘَﻤِﻊُ ﺍَﺭْﺑَﻌَﺔٌ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻦِ ﺍِﻻَّ ﺍَﻭْﺟَﺐَ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﺑِﻬِﻦَّ ﺍﻟْﺠَﻨّﺔَ : ﺍَﻟﺼِّﺪْﻕُ
ﻓِﻰ ﺍﻟﻠِّﺴَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟﺴَّﺨَﺎﺀُ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻤَﺎﻝِ ﻭَ ﺍﻟْﻤَﻮَﺩّﺓُ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻘَﻠْﺐِ ﻭَ ﺍﻟﻨَّﺼِﻴﺤَﺔُ
ﻓِﻰ ﺍﻟْﻤَﺸْﻬَﺪِ ﻭَ ﺍﻟْﻤَﻐِﻴﺐِ
Meali: Bir mü’minde dört şey (dört ahlâk) içtima’ ettiği zaman, Cenab-ı Hak(o dört ahlâk ile) ona Cennet’i vâcib etmiş olur:
1) Lisanda sıdk, doğruluk (yani yalan söylememek)
2) Malda seha, cömertlik
3) Kalbde meveddet
4) Hazırda ve gaibde olanlara nasihat etmek.
19- ﻳَﻜُﻮﻥُ ﻓِﻰ ﺍَﺣَﺪِ ﺍﻟْﻜَﺎﻫِﻨِﻴﻦَ ﺭَﺟُﻞٌ ﻳُﺪَﺭِّﺱُ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥَ ( ﻳﻌﻨﻰ ﻳُﺪَﺭِّﺱُ
ﺣَﻘِﻴﻘَﺔَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥ ) ﺩِﺭَﺍﺳَﺔً ﻻَ ﻳُﺪَﺭِّﺳُﻬَﺎ ﺍَﺣَﺪٌ ﻳَﻜُﻮﻥُ ﺑَﻌْﺪَﻩُ
Meali: Kâhinlerden birisi (bir adam) gelecek, Kur’anı (Kur’anın hakikatlarını) öyle bir tarzda ders verecektir ki, ondan sonra onun gibi o ders ve talimi veren olmayacak.
20- ﺍِﺫَﺍ ﺟَﺎﺀَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕُ ﻟِﻄَﺎﻟِﺐِ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﻭَ ﻫُﻮَ ﻋَﻠَﻰ ﻫﺬِﻩِ ﺍﻟّﺤَﺎﻟَﺔِ ﻣَﺎﺕَ ﻭَ ﻫُﻮَ
ﺷَﻬِﻴﺪٌ
Meali: Bir ilim talebesi, ilmi tahsil etmekte iken vefat etse, şehiddir.
21- ﺍَﻓْﻀَﻞُ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﺍَﻟْﻌِﻠْﻢُ ﺑِﺎﻟﻠّﻪِ ( ﺍﻯ ﺍْﻻِﻳﻤَﺎﻧِﻰّ ) ﻗَﻠِﻴﻞُ ﺍﻟْﻌَﻤَﻞِ ﻳَﻨْﻔَﻊُ ﻣَﻊَ
ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﻭَ ﻛَﺜِﻴﺮُ ﺍﻟْﻌَﻤَﻞِ ﻻَ ﻳَﻨْﻔَﻊُ ﻣَﻊَ ﺍﻟّﺠَﻬْﻞِ
Meali: İlmin efdali ilm-i billahdır (yani, iman ilmidir). Bu ilim ile az olan amel, (ilim ile olduğu için) menfaat verir. Fakatçok amel, cehl ile olsa menfaatsizdir.
22- ﺍَﻛْﺮِﻣُﻮﺍ ﺣَﻤَﻠَﺔَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥِ
Meali: Kur’anın hamelelerine ikram, hürmet ediniz.
23- ﺍَﻛْﺮِﻣُﻮﺍ ﺍﻟْﻌُﻠَﻤَﺎﺀَ ﻓَﺎِﻧَّﻬُﻢْ ﻭَﺭَﺛَﺔُ ﺍْﻻَﻧْﺒِﻴَﺎﺀِ
Meali: Ülemaya (hürmet ediniz) ikram ediniz. Çünki ülema, peygamberlerin vârisleridir.
24- ﺍِﻥّ ﺍﻟﻠّﻪَ ﻋَﺰّ ﻭَ ﺟَﻞّ ﻟَﻴَﺒْﺘَﻠِﻰَ ﺍﻟْﻌَﺒْﺪَ ﺍﻟْﻤُﺆْﻣِﻦَ ﻭَﻣَﺎ ﻳَﺒْﺘَﻠِﻴَﻪُ ﺍِﻻّ ﻟِﻜَﺮَﺍﻣَﺘِﻪِ
ﻋَﻠَﻴْﻪِ
Meali: Cenab-ı Allah Azze ve Celle mü’min kulunu tecrübe ve imtihan için musibete, belaya giriftar eder. Fakat onun bu ibtila ve denemesi, o mü’min kulun üstünde keramet ve ikramını izhar içindir.
25- ﺍِﻥّ ﺍﻟﺴّﻌِﻴﺪَ ﻟَﻤَﻦْ ﺟُﻨِّﺐَ ﺍﻟْﻔِﺘَﻦَ ﻭَ ﻟَﻤَﻦِ ﺍﺑْﺘُﻠِﻰَ ﻓَﺼَﺒَﺮَ ﻓَﻮَﺍﻫًﺎ ﺛُﻢَّ ﻭَﺍﻫًﺎ
Meali: Said, fitnelerden uzak kalınmış kimse ve musibet ve fitneye giriftar olduğu halde sabreden kişidir. Böylesi adam ise çok garib, pek nadirdir.
26- ﺍِﻥّ ﺍﻟْﻔِﺘْﻨَﺔَ ﺗَﺠِﻰﺀُ ﻓَﺘَﻨْﺴِﻒُ ﺍﻟْﻌِﺒَﺎﺩَ ﻧَﺴْﻔًﺎ ﻭَ ﻳَﻨْﺠُﻮ ﺍﻟْﻌَﺎﻟِﻢَ ﻋَﻨْﻬَﺎ
Meali: Muhakkak fitne gelmektedir. İbadı (insanları) parça parça edecektir. Ancak âlimler ondan kurtulurlar.
27- ﺍِﻧّﻪُ ﺳَﻴُﺼِﻴﺐُ ﻓِﻰ ﺁﺧِﺮِ ﺍﻟﺰَّﻣَﺎﻥِ ﺑَﻼَﺀٌ ﺷَﺪِﻳﺪٌ ﻭَﻻَ ﻳَﻨْﺠُﻮ ﻣِﻨْﻪُ ﺍِﻻَّ ﺭَﺟُﻞٌ
ﻋَﺮِﻑَ ﺩِﻳﻦَ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﻓَﺠَﺎﻫَﺪَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺑِﻠِﺴَﺎﻧِﻪِ ﻭَ ﻗَﻠْﺒِﻪِ ﻓَﺬَﻟِﻚَ ﺍﻟَّﺬِﻯ ﺳَﺒَﻘَﺖْ ﻟَﻪُ
ﺍﻟﺴَّﻮَﺍﺑِﻖُ
Meali: Âhirzamanda şiddetli ve dehşetli bir bela gelecek, herkese isabet edecek. Ondan kurtulan olmaz. Ancak Allah’ın dinini bilen ve ona göre lisanıyla ve kalbiyle mücahede eden bir adam kurtulacak. O ise, ona sâbıkların, geçmişlerin mesleği sebkat etmiştir. Bir de Allah’ın dinini bilip tasdik eden birisi kurtulacak.
28- ﺍَﻧَﺎ ﺍَﺟْﻮَﺩُ ﻭَﻟَﺪِ ﺁﺩَﻡَ ﻭَ ﺍَﺟْﻮَﺩُﻫُﻢْ ﻣِﻦْ ﺑَﻌْﺪِﻯ ﺭَﺟُﻞٌ ﻋَﻠِﻢَ ﻋِﻠْﻤًﺎ ﻓَﻨَﺸَﺮَ
ﻋِﻠْﻤَﻪُ ﻳُﺒْﻌَﺚُ ﻳَﻮْﻡَ ﺍﻟْﻘِﻴَﺎﻣَﺔِ ﺍُﻣّﺔً ﻭَﺣْﺪَﻩُ
Meali: Benî Âdem’in en cömerdi ve en kerimi ve en sahîsi benim. Benden sonra onların en kerimi ve en cevvadı ise bir recül (bir adam)dır ki; o adam (hususi) bir ilim bilecek ve o ilmini neşredecektir. Kıyamet gününde müstakil bir ümmet halinde ba’s olunacaktır.
29- ﺍَﻻَ ﻣَﻦْ ﺗَﻌَﻠَّﻢَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺁﻥَ ﻭَ ﻋَﻠَّﻤَﻪُ ﻭَ ﻋَﻠَّﻢَ ﻣَﺎ ﻓِﻴﻪِ ﻓَﺎَﻧَﺎ ﻟَﻪُ ﺳَﺎﺋِﻖٌ ﻭَ
ﺩَﻟِﻴﻞٌ ﺍِﻟَﻰ ﺍﻟْﺠَﻨَّﺔِ
Meali: Kur’anı öğrenen ve öğreten ve içindeki hakaikıders verenler bilmiş olsunlar ki, (kıyamet gününde) onların Cennet’e girmelerine saik ve delil ben olacağım.
30- ﺍِﻳّﺎﻛُﻢْ ﻭَ ﺍﻟْﺒِﺪَﻉُ ﻓَﺎِﻥّ ﻛُﻞّ ﺑِﺪْﻋَﺔٍ ﺿَﻼَﻟَﺔٌ ﻭَ ﻛُﻞّ ﺿَﻼَﻟَﺔٍ ﺗَﺼِﻴﺮُ ﺍِﻟَﻰ
ﺍﻟﻨّﺎﺭِ
Meali: Sakın bid’atlara yanaşmayınız. Çünki bütün bid’atlar dalalettir, bütün dalaletler de Cehennem’e gider.
31- ﻟَﻴْﺲَ ﻣِﻨّﺎ ﻣَﻦْ ﺗَﺸَﺒّﻪَ ﺑِﻐَﻴْﺮِﻧَﺎ، ﻻَﺗَﺸَﺒّﻬُﻮﺍ ﺑِﺎﻟْﻴَﻬُﻮﺩِ ﻭَﻻَ ﺑِﺎﻟﻨّﺼَﺎﺭَﻯ
Meali: Bizden gayrısına kendini benzeten, bizden değildir. Sakın Yahudi ve Hristiyanlara kendinizi benzetmeyiniz.
32- ﺍَﻓْﻀَﻞُ ﺍﻟْﺠِﻬَﺎﺩِ ﻛَﻠِﻤَﺔُ ﺣَﻖٍّ ﻋِﻨْﺪَ ﺳُﻠْﻄَﺎﻥٍ ﺟَﺎﺋِﺮٍ
Meali: Cihadın en efdali odur ki; eğri yolda olup hakka karşı mümanaat gösteren en cebbar hükümdarlara, kumandanlara karşı hak söz söylemektir.
33- ﺍَﻓْﻀَﻞُ ﺍﻟْﺠِﻬَﺎﺩِ ﺍَﻥْ ﻳُﺠَﺎﻫِﺪَ ﺍﻟﺮّﺟُﻞُ ﻧَﻔْﺴَﻪُ ﻭَ ﻫَﻮَﺍﻩُ
Meali: Cihadın en faziletlisi, kişinin kendi nefs ü hevasına karşı mücahede etmesidir.
Not: Türkçe mealler, Abdülkadir Badıllı

Check Also

Finlandiya’nın eğitim başarısının sırrı: Dünya ne yaptıysa tersini yaptılar

Zengin ve fakire eşit fırsat tanıyan Finlandiya eğitim sistemi nasıl dünyaya örnek oldu? Finlandiya halkı, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir