ANASAYFA / Haber / Hüsnü BAYRAMOĞLU: Başkomutan ve Şerefli Ordumuzu Tebrik Ederim

Hüsnü BAYRAMOĞLU: Başkomutan ve Şerefli Ordumuzu Tebrik Ederim

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ

Aziz fedakar, halis kardeşlerimiz;
Başkomutan Muhterem Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Afrin Fethi münasebetiyle bir nevi Afrin Fetihnamesi demek olan bazı hakikatları hatırlatmak ve siz kardeşlerimizin şuhur-u selaselerini tebrik etmek ve dualarını istifsar için bu mektubu neşrediyorum;

EVVELA, bu fetih, İslam düşmanları ve teröristlere karşı, kahraman ordumuzun verdiği ve Allah’ın izniyle muzaffer kıldığı bir zaferdir. Rahatlıkla Fetih suresindeki şu ayete manen mazhar olunmuştur:

“Biz sana açık bir fetih ihsan eyledik.”

Ancak “Şu muzafferiyetteki harikulade nimet-i İlahiye bir şükür ister ki devam etsin, ziyade olsun. Yoksa nimet böyle şükür görmezse, gider. Madem ki Kur’anı, Allah’ın tevfikiyle düşmanın hücumundan kurtardınız. Kur’anın en sarih ve en kat’i emri olan salat gibi feraizi imtisal etmeniz lazımdır. Ta onun feyzi, böyle harika suretinde üstünüzde tevali ve devam etsin.” (Tarihçe-i Hayat, 139)

SANİYEN, Afrin’deki cihad, bu milletin ordusunun kahraman ordu olduğunu ortaya koymuştur ve gayesinin Fatih Sultan Mehmed’i şu satırlarında bulduğunu söylemek mümkündür:

İmtisal-i ‘Cahidu fillah’ olubdur niyyetüm
Din-i İslamın mücerred gayretidür gayretüm
Fazl-ı Hakk u himmet-i cünd-i Ricalullah ile
Ehl-i küfri ser-te-ser kahr eylemekdür niyyetüm
Enbiya vü evliyaya istinadım var benüm
Lütf-i Hak’dandur heman ümmid-i feth ü nusretüm
Nefs ü mal ile n’ola kılsam cihanda ictihad
Hamdü li’llah var gazaya sad-hezaran rağbetüm
Ey Muhammed mu’cizat-ı Ahmed-i Muhtar ile
Umarım galib ola a’day-ı dine devletüm

SALİSEN, yıllardır teröristlerle mücadele eden ve Afrin’i fetheden ordumuz Bediüzzaman’ın şu sözlerini haklı çıkarmıştır.

Rahmet-i İlahiyeden ümid kesilmez. Çünki Cenab-ı Hak bin seneden beri Kur’anın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği bu vatandaşların muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatini, muvakkat arızalarla inşaallah perişan etmez. Yine o nuru ışıklandırır ve vazifesini idame ettirir…” (Mektubat, 327.)

Yahya Kemal Bayatlı da şu mısralarıyla bunu kastedmektedir.

Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi.
Senin uğrunda ölen ordu, budur ya Rabbi.
Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın,
Galib et, çünkü bu son ordusudur İslam’ın.

 

RABİAN: Bu zaferin temelinde Muhterem Cumbhurbaşkanımızın ve hükümetimizin prensip kabul ettiği ittihad-ı İslam ve mazlumların yanında olmak gibi iki önemli tevfik-i ilahi sebebleri bulunmaktadır. Bediüzzaman Anadolu insanının iki temel düşmanı olduğunu yıllardır haykırmaktadır:

Birincisi, yarı Avrupa’yı ve bütün Asya’yı kırıp geçiren dinsizlik cereyanıdır ki, bunu engellemek için 6000 sayfalık Risale-i Nur Külliyatını kaleme almıştır.

İkincisi ise, Müslümanların ittifak edememesi idi.

Bediüzzaman bunu şöyle ifade etmektedir:

“O dehşetli beladan birisi: Hristiyan Dinini mağlub eden ve anarşiliği yetiştiren, şimalde çıkan dehşetli dinsizlik cereyanı bu vatanı manevi istilasına karşı Risale-i Nur bir sedd-i Zülkarneyn gibi bir sedd-i Kur’ani vazifesini görebilir.

İkincisi: Alem-i İslam’ın bu mübarek vatanın ahalisine karşı pek şiddetli itiraz ve ittihamlarını izale etmek için matbuat lisanıyla konuşmak lazım gelmiş diye kalbime ihtar edildi.

Ben dünyanın halini bilmiyorum, fakat Avrupa’da istilakarane hükmeden ve edyan-ı semaviyeye dayanmayan dehşetli cereyanın istilasına karşı Risale-i Nur hakikatları bir kal’a olduğu gibi, alem-i İslam’ın ve Asya Kıt’asının hal-i hazırdaki itiraz ve ittihamını izale ve eskideki muhabbet ve uhuvvetini iade etmeğe vesile olan bir mu’cize-i Kur’aniyedir.

Bu memleketin vatanperver siyasileri çabuk aklını başına alıp Risale-i Nur’u tab’ederek resmen neşretmeleri lazımdır ki, bu iki belaya karşı siper olsun.” (Mektubat, 482).

HAMİSEN, Bu maddi ve ma’nevi fethin üç aylara tevafuk eylemesi ve Haram ay gelmeden bitivermesi de muvaffakiyetin Allah’ın rızasına uygun olduğuna işarettir.

Bu vesileyle çok mübarek ve çok sevablı ibadet ayları olan şuhur-u selase geliyor. Her bir hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şaban-ı Muazzamda üçyüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve cuma gecelerinde binlere, Leyle-i Kadir’de otuzbine çıkar.

Bu pekçok uhrevi faideleri kazandıran ticaret-i uhreviyenin bir kudsi pazarı ve ehl-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meşheri ve üç ayda seksen sene bir ömr’ü ehl-i imana temin eden şuhur-u selasenizi de tebrik ediyoruz.

Afrin fethinden dolayı, başta Kahraman ordumuzun Başkomutanı Reis’i Cumhurumuz Recep Tayyip Erdoğanı ve Genel Kurmay Başkanımızı ve Şerefli Ordumuzun bütün fertlerini ve Emniyet mensuplarımızı ve bu meselede kenetlenen Müslüman milletimizi tebrik ederken, şehidlere Allah’dan rahmet ve gazilere acil şifalar diliyoruz.

Bediüzzaman’ın Hizmetkarı ve talebesi
Hüsnü Bayramoğlu

Check Also

İhsan Kasım Salihi’den Hatıralar

    İhsan Kasım Salihi   15-20 sene önce  Irak’ta beraber olduğu hem Risale-i Nur talebesi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir